Anlatana Kadar Kendim Yaparım
Tanıdık geliyor mu? Başka birine anlatmak 30 dakika sürer, ben 10 dakikada kendim hallederim. İlk bakışta verimli bir çözüm gibi görünen bu cümle, aslında bir yöneticinin düşebileceği en tehlikeli tuzaklardan biridir: Mikro yönetim.
Sorumluluk duygusuyla kontrol tutkusunu birbirine karıştırdığın an, zamanın kontrolünü kaybedersin. Her işi kendin yapmaya çalıştığında, sadece iş yükün artmaz; aynı zamanda evde ailenden, işte takım arkadaşlarından çalmaya başlarsın. En kötüsü de, sistemi kendine bağımlı kılarak gelişimin önünü tıkarsın. Hep aranan ama en fazla yıpranan kişi olmak bir başarı değil, bir yönetim hatasıdır.
Delegasyon Bir Lüks Değil, Bir Sistem Kurma Becerisidir
Delegasyon yapamamanın bedeli ağırdır; sağlığından, huzurundan ve stratejik düşünme vaktinden olursun. Peki, neyi elde tutmalı, neyi bırakmalı?
- Neleri Devredemezsin? Stratejik kararlar ve kurumun geleceğini ilgilendiren kritik konular senin masanda kalmalıdır.
- Neleri Devretmelisin? Tekrarlayan işler, veri analizleri ve raporlamalar ekibinin gelişimi için en ideal sahalardır.
İyi bir yönetici, her işi en iyi yapan değil, çerçeveyi çizen, sistemi kuran ve doğru işi doğru kişiye emanet edip kontrol noktalarını belirleyendir.
‘Böyle Gelmiş Böyle Gider’ İşlerden Kurtul.
Kimseye değer katmayan, sırf alışkanlık olduğu için devam eden işler vardır. Onları ne kendin yap ne de birine devret. Kurum olarak o işlerden bir an önce kurtulmanın yolunu arayın.
Şu soruyu kendine dürüstçe sor: Ekibin sen olmadan ne kadar süre sağlıklı çalışabiliyor ? Eğer sistem sana %100 bağımlıysa, sen sistemi yönetmiyorsun; sistem seni esir almış demektir. Zamanını yönetmek istiyorsan, önce sistemi yönetmeyi öğren.
Gerçekten Yönetiyor musunuz, Yoksa Sadece Koşturuyor musunuz?
Kendi Yönetim Tarzınızı Sorgulamak İster misiniz? Aşağıdaki sorulardan en az 3 tanesine ‘Evet’ diyorsan, delegasyon kaslarını çalıştırmanın vakti gelmiş demektir:
1. ‘Ben yapmazsam hata çıkar’ korkusuyla aslında ekibin uzmanlık alanına giren işlerin detaylarına müdahale ediyor musun?
2. Tatile çıktığında veya bir gün ofiste olmadığınızda operasyonel süreçler tamamen durma noktasına geliyor mu?
3. Gün sonunda bitirdiğin işlerin listesine baktığında, stratejik planlama yerine sadece ‘yangın söndürme’ mi görüyorsunuz?
4. Ekibindeki birine iş devrederken harcayacağın zamanı, kayıp olarak mı görüyorsun ?
5. Masandaki iş yükü nedeniyle en çok yıpranan ve ofisten en geç çıkan kişi sen mi oluyorsun?
Unutma; gerçek liderlik, yerini doldurulamaz kılmak değil, yokluğunda bile tıkır tıkır işleyen bir yapı inşa etmektir.